itbit’i hatırlayanlar için James Park ve Eric Friedman yeni isimler değil.
Bireysel sağlık takibini milyonlarca insana taşıyan ekip, bu kez daha sessiz ama daha karmaşık bir probleme el atıyor: aile sağlığı.
TechCrunch’ta yayınlanan habere göre ikili, Luffu adını verdikleri yeni bir yapay zeka platformuyla karşımızda. İlk bakışta “bir sağlık uygulaması daha” gibi durabilir ama mesele aslında bundan biraz daha derin.
Bugüne kadar sağlık teknolojileri çoğunlukla tek bir kişiye odaklandı. Adım sayısı, kalp ritmi, uyku grafikleri… Hepsi bireysel. Oysa gerçek hayatta sağlık çoğu zaman tek başına yaşanan bir şey değil. Yaşlanan ebeveynler, kronik rahatsızlıklar, düzenli ilaç takibi derken iş, aile içinde sessiz bir koordinasyon problemine dönüşüyor.
Luffu Ne Yapmaya Çalışıyor?
Luffu, aile bireylerinin sağlık verilerini tek bir yerde toplayan ve bunu arka planda yapay zeka ile anlamlandırmaya çalışan bir platform.
Fitbit, Apple Health gibi kaynaklardan gelen veriler sisteme entegre edilebiliyor. İstenirse manuel notlar, fotoğraflar ya da kısa ses kayıtları da eklenebiliyor.
Asıl iddia ise veriyi göstermekten çok yorumluyor olması.
Grafiklere bakıp “bu değer normal mi?” diye düşünmek yerine, sistem rutinleri öğreniyor ve bir şey yolundan çıktığında bunu öne çıkarıyor. Uyku düzeninde ani bir değişiklik, ilaçların aksatılması ya da alışılmadık kalp ritimleri gibi durumlar kullanıcıya bildirim olarak yansıyor.
Yani sürekli izlemek yerine, “önemli bir şey olursa haberim olsun” yaklaşımı.
İlginç Olan Kısım: Doğal Dil
Luffu’nun dikkat çeken taraflarından biri de verilerle etkileşim biçimi.
Karmaşık paneller ya da raporlar yerine, kullanıcılar sisteme basit sorular sorabiliyor. “Bu hafta ilaçlar düzenli alınmış mı?” gibi.
Bu küçük detay önemli. Çünkü sağlık uygulamalarının çoğu teknik olarak güçlü ama günlük hayatta kullanımı yorucu. Luffu’nun burada denediği şey, teknolojiyi geri plana itip sorumluluğu AI’ya bırakmak.
Peki Ya Gizlilik?
Aile sağlığı deyince işin en hassas noktası burası.
Kim, kimin ne kadar verisini görebilecek?
Luffu tarafı bu konuda kontrollü bir yapıdan bahsediyor. Paylaşım zorunlu değil, kullanıcı hangi verinin kimle paylaşılacağını kendisi belirliyor. En azından kağıt üzerinde yaklaşım “izleme” değil, “izinli paylaşım”.
Tabii bu tür vaatlerin gerçek hayatta nasıl işleyeceğini ancak ürün yaygınlaştığında görmek mümkün.
Teknoloji Yazarı Gözüyle Kısa Bir Duraklama
Bu fikir yeni mi? Tam olarak değil.
Ama doğru insanlar tarafından, doğru bir problem etrafında yeniden ele alınıyor.
Fitbit ekibinin avantajı şu:
– Sağlık verisiyle neyin işe yarayıp neyin yaramadığını biliyorlar
– İnsanların uzun vadede hangi özellikleri terk ettiğini deneyimlediler
Risk tarafı da net:
Sağlık verisi affetmez. Yanlış alarm da, eksik alarm da ciddi sonuçlar doğurabilir. Ayrıca insanların aile içi sağlık verisini bir platforma emanet etmesi zaman alacaktır.
Sonuç
Luffu, “AI her şeyi çözer” iddiasıyla ortaya çıkan projelerden biri gibi durmuyor. Daha çok, yıllardır çözülemeyen bir koordinasyon sorununa teknolojik bir cevap deniyor.
Başarılı olur mu?
Bu, AI’nın ne kadar akıllı olduğundan çok, insanların bu sistemi günlük hayatlarına ne kadar dahil etmek isteyeceğine bağlı.
Ama şurası kesin: Fitbit sonrası bu ekibin denediği şey, sağlık teknolojilerinde izlenmesi gereken ilginç bir deney.
