Y Combinator’ın Yeni Adımı: Stablecoin

Y Combinator (YC) haberleri duyduğunda genelde heyecanlanırsın; çünkü bu kurum, teknoloji dünyasının ünlü fikir fabrikalarından biri. Airbnb’den DoorDash’e kadar sayısız başarı hikâyesi burada başlamıştı. Bu kez çıkan haber ise biraz daha “arka planda işleyen finansal altyapı”yla ilgili ama sonuçları düşündüğünden daha geniş.

TechCrunch’a göre YC, 2026’nın ilkbahar döneminden başlayarak artık portföyündeki startup’lara yatırım ödemelerini klasik dolarla yapmak yerine stablecoin ile alma seçeneği sunmaya hazırlanıyor.

Normalde YC’nin standart koşulu şu: Startup kabul edildiğinde yaklaşık 500 bin dolar yatırım ve karşılığında şirketin %7’si. Bu değişmiyor. Değişen sadece onu dolarla mı, yoksa stablecoin ile mi almak istediğin. Stablecoin dediğimiz şey, dolar gibi değeri sabit kalacak şekilde tasarlanmış bir kripto para, yani fiyatı zıplayan Bitcoin veya Ethereum gibi değil.

Neden Stablecoin?

Burada yanlış anlaşılmasın: YC “herkes artık kripto meraklısı olsun” diye bunu yapmıyor. Daha ziyade şöyle bir durum var:

Bir startup kuruyorsun. Paranın senin hesabına ulaşması aylar alabiliyor. Uluslararası transferlerde bankalar komisyon kesiyor, günler geçiyor, insanlar beklemek zorunda kalıyor.

Stablecoin ödeme ise şu avantajları getiriyor:

  • Bir saniyede anında transfer ediyor.

  • Ücretleri neredeyse yok denecek kadar düşük (bazı ağlarda 1 cent’ten az).

  • Sınır tanımıyor, dünyanın herhangi bir yerindeki kurucu aynı hızla parayı alabiliyor.

Yani mesele sadece “kripto” kelimesi değil; gerçek bir finansal verimlilik kazanımı.

Bir YC ortağı bu yaklaşımı şöyle özetlemiş:
Stablecoin transferleri, banka üzerinden yapılan küresel paranın taşınmasına benzemiyor. Onun yerine, neredeyse bir SMS göndermeye benziyor.

Bu özellikle bankacılık erişiminin zor olduğu bölgelerde startup kuranlar için önemli. Bir girişimci Hindistan’da veya Latin Amerika’da çalışıyorsa, paranın hızlı ve düşük maliyetle ulaşması onlar için ciddi bir fark yaratabilir.

Bu Ne Anlama Geliyor?

Öncelikle şunu söyleyelim: YC’nin yatırım miktarı, anlaşma şartları ya da %7’lik pay konusunda bir değişiklik yok. Sadece “parayı nasıl almak istersin?” sorusuna yeni bir seçenek eklenmiş oluyor.

Bu, birçok yatırımcı için bir devrim değil. Ama girişimciler açısından bakınca küçük bir değişim bile hız ve maliyet anlamında önemli. Özellikle global düşünüyorsan ve bankacılık altyapısına güvenmek zorundaysan, bu “eşik bariyerini” biraz daha indiriyor.

Bir başka açıdan bakarsak, bu adım YC’nin blockchain teknolojisine ve stablecoin altyapısına olan yaklaşımının da göstergesi. Normalde bu tür ödemeler sadece kripto odaklı startup’lar için düşünülürdü. Ama şimdi bu seçenek her kurucu için açılıyor — yani FinTech kilidini açmaktan ziyade finansal altyapı seçeneklerini genişletmek gibi bir şey.

Biraz da Düşünmeden Geçmeyen Yönü

Şunu da fark etmek gerek: Bu hareket finansal altyapının ne kadar değişebileceğini gösteriyor. Ödeme sistemleri, yatırım süreçleri, paranın hareketi… Bunlar artık sadece bankalar aracılığıyla olan şeyler değil. Blockchain üzerinden anlık ödeme alabilmek, ister istemez “geleceğin iş modelleri nerede?” sorusunu daha somut hale getiriyor.

Ve bu gelecek, belki de düşündüğümüz kadar uzak değil.